29 Mart 2010 Pazartesi

Kırmızı Beyaz Bisiklet



Uzunca bir aradan sonra herkese selamlar. Ben bir iyi bir hasta günler geçirip duruyorum, ben değil fakat annem pek bir yoğun olunca bizim blog da sessiz kaldı bu günlerde. Halbuki ne de çok şey vardı anlatacak.





İşte bu dedemin hediyesi kırmızı bisikletim. Ahhh şöyle havalar bir açsa, sıcaklar gelse de bol bol gezebilsem onunla, her ne kadar henüz ayaklarım yetişmese de pek keyifli bir oyuncak.


NOT: Gördüğünüz gibi kornasını çalabiliyorum. Vak vak :))

17 Şubat 2010 Çarşamba

Hediye

Doğum günümde birbirinden güzel hediyeler aldım. Bu vesileyle herkese ayrı ayrı teşekkür ederim. Güzel takım için halalarıma, oyuncak için Öznur teyzeme, yumaşık süveter için Meryem Yengeme, yelek için Zeynep Yengeme, patikler için teyzoşa... hım başka hatırlayamadığım varsa ya da hala hediyesini vermeyenler varsa onlara da teşekkürler :P

Özel bir teşekkür de Birmax yetkililerine. Valla nerden buldunuz nasıl hatırladınız benim doğum günümü. Emeği geçenlere ayrı ayrı teşekkür ederim.

Herkese ama herkese selammm.

İyi ki doğduk ;)



Siz görmeyeli ben bir hayli büyüdüm...



Büyüdüm de ilk doğum günüm bile geldi çattı. Lakin hafta sonu biraz rahatsızlanınca öyle büyük bir doğum günü organizasyonu gerçekleşemedi.



Olsun yine de teyzemle iki pasta kesmeyi başardık :))) İşte bu ilk pastamız...



Bu da ikinci pastamız.



İşte şimdi ne yapmam gerekiyor tam bilemiyorum, bu yanan şeyleri tutmak mı lazımdı...



Hayıır yaaaa, bunları tutunca elim acıdı :(((



Neyse ki babacım burda...




İyi ki doğduk (ben ve teyzem kendisi de burda), mutlu yıllar bizeeee....

5 Şubat 2010 Cuma

İyi ki Doğdun Ahmeeettt



Bu akşam arkadaşım ve de küçük abim Ahmet'in doğum günü vardı. Konukomşu hep birlikte toplandık onun için.




Güzel pastasını üflerken biraz kıskandım, ben de ben de diyerek biraz mızmızlandım.




Lakin sinirim çabuk geçti, zira yakında benim de doğum günüm olacak.

Buradan büyüklerime sesleniyorum: Sevgili annecim ve de pek kıymetli babacım bana da bir pasta alırsınız artık değil mi?




Bu da Orkun, Ahmet ve uykulu Emir'in pozu.

İyi ki doğdun Ahmet, mutlu yıllar sana :)

1 Şubat 2010 Pazartesi

Onun arabası Vaaarrrr



Onun arabası var güzel mi güzel, yalnız rengi pembe olmuş ama olsun varsın.

Yav ben bu araba işini pek sevdim, hiç mi hiç inmek istemedim. Annemle babamın benden çekecekleri var :)

26 Ocak 2010 Salı

Kar Yağdı



Kış geldi kar yağdı, her tarafı bembeyaz bir örtü kapladı.
Annanemler hacdan döndü, teyzem çalışmak için şehir dışına gitti :((



Kar yağdı, yollar kapandı, annem babam işe gitmedi :))



Babam beni karla tanıştırdı, bırrrrr soğukmuş...
Bu kış sadece camdan izlemekle geçti, dışarısı benim için çok soğuk.




Meraklılarına duyrulur iki tane kıtimiz çıktı, darısı diğer kıtilerimin başına, oleeyyyy...

25 Kasım 2009 Çarşamba

Dokuz Ay Bitti...

Uzun bir aradan sonra herkese selamlar.




















17 Kasım sabahı saat 8 sularında anneannem ile dedemi hac yolculuklarına uğurladık. Onları daha gitmeden çok özledim.

Böylece benim de yaramazlık ve özlem dolu günlerim başladı.

Boş vakitlerimde durmadım çalıştım. Teyzeme incikbocuk yapımında yardım ettim. Benim sayemde jeliboncuk'un işleri açıldı.




















Annemi çıldırttım. İşe mi gitsin, eve mi baksın yoksa benle mi uğraşsın bir türlü karar veremedi. En sonunda üstü açık spor arabamla oymamamda bana yardım etti.




















Yılmadım babamı da çıldırttım. Markette kendi arabamda güzel, sakin ve güvenli bir şekilde gitmek varken market arabasına binmek için direttim ve de başarılı oldum.




















Merak edenler için 9. ayımı doldurdum. Lakin tüm kaşıma ve kaşınma faaliyetlerine rağmen dişlerim henüz çıkmadı.




















İnanmıyorsanız bir de yakından bakın. Aha işte hala çıkmadı keratalar. Bi çıkarlarsa ben onlara gösterecem zaten bu kadar kaşındırmanın acısını. Hıııı



















Hala emzik emiyorum. Bakkalda markette, alışveriş merkezinde, çarşıda pazarda beni gören amcalarım teyzelerim evet emzik emiyorum, emmeyi de çok seviyorum. Niyetim de askere gidene kadar emmek var mı itirazınız. Allah allah yaaa.















Ayrıca çooookkk sevimliyimdir, bir gülücükler herkesin gönlünü kazanırım.
Fakat çok da havalıyım. Öyle herkese pas vermem, ortamlara girdiğimde azbiraz mesafeliyimdir.

19 Ekim 2009 Pazartesi

Yolculuk

Bugünlerde ananemlerde bir telaş, bir heyecandır ki sormayın. Kendileri Hac denilen bir yere gidiyorlar. Yolculuk hazırlıkları tüm hızıyla başladı, devam ediyor.



Bu durumun benimle ilgisine gelince, annem ve babam çalıştığı için ananeme emanet edilmiş olmam. Bakalım şimdi neler olacak.

Dilerim göz açıp kapayıncaya kadar gidip dönerler, bizlere de bol bol dualar ederler.

11 Ekim 2009 Pazar

Bilgisayara İlk Adım

Devir teknoloji devri. Benim yeniliklerden ve de bu teknolojilerden geri kalmamam icabeder. Konuya kumanda, telsiz telefon, cep telefonu, bilimum kablo vs.leri kurcalayarak başlamam üzerine bizimkiler baktı bu böyle olmayacak elime bir klavye tutuşturuverdiler.



Bunun bir kandırmaca olduğunu farketmem uzun sürmedi, zira annem ve babamınkine hiç benzemiyor bu. Penceresi yok bi kere.



Neyse şimdilik onları mutlu etmek için yazıyormuş gibi yapıyorum. Ama bu kandırmacayı daha ne kadar sürdürebilirim bilmiyorum.

Ders 2: Barbunya

Annanemde yemek derslerine devam. Fasulyeden sonra yine onun akrabalarından biriyle devam ediyoruz. Barbunya...



Önce barbunyaları şöyle bir karıştıralım.



Sonra tek tek test etme işlemine başlayalım.



Ama öyle emzikle olmaz, doğrudan ağzımıza sokarak test etmemiz lazım ki kalite kontrolde bir aksaklık olmasın. Bunu da annem görmesin.



Ama annem bana hiç kızmaz ki. Hele de bu şımarık halimi görünce. hehehe :)

26 Eylül 2009 Cumartesi

Amcam ve Ben



Amca yeğen aynı koltukta fakat farklı zaman dilimlerinde (20 yıl kadar) çekilmiş iki resim. Sağolsun Burak amcam hazırlamış bu kombinasyonu. Beni Burak amcama benzetenler için de iyi bir malzeme oldu bu resimler, teşekkürler amca.
Valla ben karar veremedim hangimiz daha yakışıklı diye :P
Bir de bu resimden bakın bakalım :)

23 Eylül 2009 Çarşamba

İyi Bayramlar

Ramazan Bayramınız kutlu olsun... Büyüklerimin ellerinden, küçüklerimin gözlerinden öperim. İşte benim bayramımından kareler:

Bayramın ilk günü: Hiç üşünmeden gelecek misafirlerimiz için alınan şekerleri tek tek test ettim, onayladım.



Fakat annem bu durumdan pek memnun olmadı ve şekerleri elimden aldı. Ben de doğal olarak tepkimi ortaya koydum:



Giyindim süslendim bayram ziyaretlerine başladım. İlk durak ananemler:



İkinci durak Düzce, babaannemler:



Bayramın üçüncü günü: Babamla ekmek almaya gidiyoruz. Çok güzel bir sabah öyle değil mi?



Babamın tezi dolayısıyla bu ilk bayramımda çok gezemedim. Büyüklerim bana kızmasınlar. İnşallah bir dahaki bayramda görüşmek üzere.
Bu arada
"-Babacım lütfen bitir artık şu teziniii !!!"

13 Eylül 2009 Pazar

Ders 1: Fasulye

Ananenim iftara misafirleri varmış, "-dur anane ben de yardım edeyim" dedim, boş duranı kul da sevmez Allah da sevmez.

Böylece başladık yemek hazırlıklarına, ilk ders fasulye. Nedir? Nasıl bir şeydir? Nasıl ayıklanır? Tüm detayları ile kaptım mevzuyu.




Konuyu ne kadar ciddiye aldığım fotoğraflardan da belli oluyor sanırım. Olaya tamamen babamdan geçen mühendislik genleri ile yaklaşıyorum. Fasulyeler santimi santimine eşit büyüklükte olacak yoksa olmaz. Tabi siz fasulyeleri döküp saçtığımı düşünüyorsunuz ancak onlar yaptığım kalite kontrol işlemleri sırasında eşitlik ölçümlerinden geçemeyen numuneler yani fasulyeler.

11 Eylül 2009 Cuma

Hasta olmamdan önce ve sonra

5 Eylül Cumartesi günü aniden başlayan gaz sancılarım ve birkaç kez acil servis kapılarına gidip gelmelerimiz sonucu şimdilik çok şükür iyiyim. Ama bu hastalık beni biraz yordu, biraz süzüldüm galiba. Neyseki biraz daha iyiyim bu günlerde.

Resimler hasta olmamdan önce ve sonrasına ait. İlk resimde ananeşimin bana ördüğü zuzulu hırkamı giymişim, heyecanla gezmeye gitmeyi bekliyorum. Diğer resimde ise gecenin bilmem kaçıncı yarısında babamın beni oyalamak için icat ettiği çamaşır sepeti görünümlü arabamdayım, ağlasam mı gülsem mi bilemiyor bir haldeyim.


8 Eylül 2009 Salı

Nazar Değmesin


Bugünlerde (üzerinize afiyet) pek keyfim yok, biraz halsiz ve rahatsızım. Herkes "nazardır nazar" diyor. Valla neyse bu nazar lütfen etmeyin, ben çok kötü oluyorum. Hiçkimselere nazar değmemesi dileğiyle...